Seyahatte Telefonunuz Bozulursa: Yola Çıkmadan ve Yolda Yapılacaklar

Tatilde telefon, çantadaki en kalabalık eşyadır. Harita, uçuş kartı, otel rezervasyonu, banka uygulaması ve kamera aynı cihazda durur. Ekran kırıldığında ya da telefon denize düştüğünde fotoğraflarla birlikte biniş kartına, rezervasyon onayına ve bankanın gönderdiği koda da ulaşamayabilirsiniz.

Bu yazıda önce yola çıkmadan yapılacak hazırlıkları, sonra plajda ve karda telefonu neyin bozduğunu anlatıyoruz. Ardından telefon suya düştüğünde ve yurt dışında çalışmaz hale geldiğinde neler yapabileceğinize, son olarak da eve döndükten sonra nelere bakmanız gerektiğine geçiyoruz.

Yola çıkmadan: telefonu ve verileri hazırlayın

Seyahatte telefonla ilgili sorunları yolda çözmek zordur. Yabancı bir şehirde servis aramak, yeni bir cihazı baştan kurmak ya da hesaplarınıza yeniden girmeye çalışmak yarım gününüzü alabilir. Evden çıkmadan önce yapacağınız birkaç hazırlık bu işlerin çoğunu gereksiz hale getirir.

Yedeği tatilden önce alın

Yola çıkmadan bir gün önce telefonun bulut yedeğini elle başlatın ve tamamlandığını kontrol edin. Otomatik yedekleme açık olsa bile son yedeğin haftalar önce alınmış olması sık rastlanan bir durumdur; bulut depolama alanı dolduğunda yedekleme çoğu zaman sessizce durur. Fotoğrafların bulutla eşitlendiğine, mesajlaşma uygulamasındaki sohbet yedeğinin de güncel olduğuna bakın.

Tatil boyunca fotoğrafları birkaç günde bir buluta yüklemek de iyi bir alışkanlıktır. Telefon kaybolsa ya da denize düşse bile o güne kadar çektikleriniz elinizde kalır.

Telefonu bulma özelliğinin açık olduğunu da kontrol edin. Cihaz kaybolduğunda ya da çalındığında konumunu görmek, sesli uyarı çaldırmak ve gerekirse içindeki verileri uzaktan silmek bu özelliğe bağlıdır.

Ekran koruyucu ve kılıf

Seyahatte telefon evdekinden çok daha fazla el değiştirir. Taksi koltuğuna, kafe masasına, taş merdivenlere, otel lavabosunun kenarına bırakılır. Temperli cam ekran koruyucu darbenin bir kısmını üstlenir; çoğu düşmede ekranın yerine o çatlar. Koruyucunuz zaten çizik doluysa ya da köşesinden kalkmışsa yola çıkmadan yenileyin. Kalkan kenarlardan içeri giren kum, ekranı çizer.

Kılıfta köşeleri kalın olan ve ekranla kamera hizasında hafif bir çıkıntı bırakan modeller düşmelere karşı daha iyi korur. Plaj ve tekne gezisi için ayrıca su geçirmez bir poşet kılıf almak mantıklıdır. Bu poşetler telefonla denize girmek için değil, ıslak elden, sıçrayan sudan ve kumdan korumak için yapılır. Ucuz modellerin kilit yerinden su sızabilir; kullanmadan önce poşetin içine bir peçete koyup birkaç dakika suda tutarak deneyin.

Powerbank, kablo ve priz

Gün boyu harita açıksa ve kamerayı sık kullanıyorsanız telefonun şarjı akşamı bulmaz. Telefonunuzu en az bir kez tam dolduracak bir powerbank yanınızda olsun. Uçakla gidiyorsanız powerbank kabin bagajında taşınır, bavula konmaz. Bazı havayolları uçuş sırasında kullanılmasını da kısıtlıyor; biletinizi aldığınız şirketin kurallarına önceden bakın.

Yanınıza bir yedek kablo almak da iyi fikir. Kablo, seyahatte en kolay kaybolan ya da ezilen parçalardan biridir ve her yerde aynı tipini bulamayabilirsiniz. Yurt dışına çıkıyorsanız gideceğiniz ülkenin priz tipine uygun bir dönüştürücüyü de çantaya koyun. Havalimanlarındaki ve terminallerdeki ortak USB girişleri yerine kendi adaptörünüzü prize takmak daha güvenlidir.

Plajda kum, deniz suyu ve güneş: telefonu neler bozar?

Plaj günleri telefon için yılın en zorlu günleridir. Kum, tuzlu su ve sıcak aynı anda gelir ve her biri farklı bir parçaya zarar verir.

Kum

İnce kum şarj girişine, hoparlör ve mikrofon deliklerine, kılıfla telefonun arasına kolayca girer. Şarj girişinde biriken kum kablonun tam oturmasını engeller, şarj kesilip gelmeye başlar. Kılıfın içine kaçan kum taneleri ise arka camı ve kasayı zımpara gibi çizer.

Kumu temizlerken telefonu kuru ve yumuşak bir fırçayla silin. Girişlere iğne, kürdan ya da tel sokmayın; içerideki pimleri eğebilir ya da kumu daha da içeri itebilirsiniz. Basınçlı hava da aynı nedenle önerilmez. Akşam otele dönünce kılıfı çıkarıp hem kılıfın içini hem telefonu silmek birkaç dakikanızı alır ve çiziklerin önüne geçer.

Deniz suyu

Deniz suyu, tatlı sudan daha zararlıdır. Su kurusa bile içindeki tuz telefonda kalır ve nemle birleşip metal temas noktalarında, devre kartında korozyona yol açar. Bu yüzden denize düşen telefon ilk gün sorunsuz çalışsa bile sonraki günlerde ses, şarj ya da ekran sorunları çıkarabilir. Telefona ıslak elle dokunmak, mayonun cebinde taşımak ya da havlunun ıslak köşesine bırakmak da zamanla benzer bir hasar bırakır.

Güneş ve sıcak

Telefonu doğrudan güneşin altında bırakmak bataryayı yıpratan alışkanlıkların başında gelir. Isınan telefon önce ekran parlaklığını düşürür, şarjı yavaşlatır ya da durdurur, sonunda bir uyarı verip kendini kapatabilir. Bu sık tekrarlanırsa batarya kalıcı olarak kapasite kaybeder. Telefonu şezlongun üstünde, arabanın torpidosunda ya da ön camın önünde bırakmayın; çantanın içinde ve gölgede tutun.

Isınmış telefonu buzdolabına koymayın, soğuk suyla da soğutmaya çalışmayın. Ani sıcaklık farkı telefonun içinde yoğuşmaya neden olur. Gölgede, kendi hâlinde soğumasını bekleyin.

Kayak tatilinde soğuk ve batarya

Kayak merkezlerinde sık duyulan bir şikâyet, şarjı yarıdayken telefonun birden kapanmasıdır. Lityum iyon bataryalar soğukta yeterli akımı veremez, telefon da bataryayı boşalmış sanıp kapanır. Bu çoğu zaman geçicidir: telefon ısınınca açılır ve şarj göstergesi eski seviyesine döner.

Bunun önüne geçmek için telefonu vücudunuza yakın taşıyın. Montun dış cebi yerine iç cebini kullanın, telefonu telesiyejde ya da pistte gerekmedikçe çıkarmayın. Soğukta şarj etmekten de kaçının; donma noktasının altında şarj etmek bataryaya zarar verir. Powerbank’i de iç cepte tutun, çünkü soğuyan powerbank de verimli çalışmaz.

Soğuktan sıcak bir yere girdiğinizde, örneğin pistten kafeye ya da otel odasına geçtiğinizde, telefonun yüzeyinde ve içinde nem yoğuşabilir. İçeri girer girmez telefonu çıkarıp kullanmak yerine birkaç dakika cebinizde ya da çantada bırakın, odanın sıcaklığına yavaş yavaş alışsın.

Ekranı eldivenle kullanmak için dokunmatik uçlu eldivenler işinizi kolaylaştırır. Eldiveni çıkarıp telefonla uğraşırken telefon kolayca elden kayar ve telesiyejden düşen bir telefonu karın içinde bulmak çoğu zaman mümkün olmaz. Kılıfa takılan bir boyun askısı ya da bileklik kordon bu riski azaltır.

Telefon suya düşerse ilk yapılacaklar

Havuza, denize ya da lavaboya düşen telefonda ilk dakikalarda yaptıklarınız sonucu büyük ölçüde belirler. Kısaca şu sırayı izleyin:

  1. Telefonu hemen sudan çıkarın ve kapatın. Kendiliğinden kapandıysa açmaya çalışmayın.
  2. Şarja takmayın. Islak devreye akım vermek kısa devreye yol açabilir. Telefon tamamen kurumadan kulaklık ya da kablo da takmayın.
  3. Kılıfı ve SIM tepsisini çıkarın. Kılıfın altında kalan su kolay kolay kurumaz.
  4. Dışını tüy bırakmayan yumuşak bir bezle kurulayın. Telefonu şarj girişi aşağı bakacak şekilde tutup avucunuza hafifçe vurun; girişteki su dışarı çıkar.
  5. Kuru ve havadar bir yerde bekletin. Serin hava üfleyen bir vantilatörün önü bunun için uygundur.

Bazı yaygın yöntemler ise işe yaramadığı gibi zarar da verir. Telefonu pirince gömmeyin; üreticiler bu yöntemi önermiyor. Pirinç içerideki nemi çekmez, üstelik pirinç tozu ve nişasta kırıntıları şarj girişine ve hoparlör deliklerine dolabilir. Saç kurutma makinesiyle, kaloriferin üstünde ya da güneşte kurutmaya çalışmayın. Sıcak hava contaları ve yapıştırıcıyı yumuşatır, bataryaya da zarar verir. Telefonu sallamak ya da girişlere pamuklu çubuk sokmak da suyu içeride başka yerlere taşır.

Telefon denize düştüyse işiniz daha zordur, çünkü tuz kuruduktan sonra da içeride kalır. Telefon kuruyup açıldığında sorunsuz görünse bile korozyon zamanla ilerleyebilir. Bu yüzden deniz suyuna giren telefonu, çalışıyor olsa bile, ilk fırsatta bir servise açtırmak gerekir.

Burada yalnızca ilk adımları sıraladık. Yapılması ve yapılmaması gerekenlerin ayrıntıları ve serviste su hasarının nasıl onarıldığı için İstanbul Kemerburgaz’daki telefon servisi Telefon Acil’in hazırladığı telefon suya düştüğünde yapılacaklar rehberine bakabilirsiniz.

“Suya dayanıklı” telefon denize girebilir mi?

Yeni telefonların çoğunda IP67 ya da IP68 gibi bir suya dayanıklılık sınıfı yazar. Bu sertifika, telefonun laboratuvar koşullarında, belirli bir derinlikte ve belirli bir süre boyunca tatlı suda test edildiğini gösterir. Deniz suyu, havuzdaki klor, dalganın ya da atlayışın yarattığı basınç, sıcak su ve buhar bu testlerin dışında kalır.

Bu dayanıklılık kalıcı da değildir. Telefonu su geçirmez yapan contalar ve yapıştırıcılar zamanla yaşlanır; düşmeler, aşırı ısınma ve daha önce yapılmış bir tamir onları zayıflatabilir. Birkaç yıllık bir telefon, kutudan çıktığı günkü kadar suya dayanıklı değildir. Üstelik çoğu üretici sıvı hasarını garanti kapsamında saymaz. Suya dayanıklılık, kazara düşmelerde telefonu kurtarabilir; telefonla denize girmek için güvenilecek bir özellik değildir.

Yurt dışında telefon bozulursa: yedek plan

Yurt içinde bozulan telefon can sıkar. Yurt dışında bozulduğunda ise bir anda haritasız, biletsiz ve bazen parasız kalabilirsiniz. Telefona bağlı olan her iş için telefondan bağımsız bir yol hazırlamak, bu durumu idare edilebilir hale getirir.

Hesaplara giriş ve iki adımlı doğrulama

Yeni ya da ödünç bir telefondan e-postanıza, bulut hesabınıza veya sosyal medyaya girmeye çalıştığınızda çoğu hizmet bir doğrulama kodu ister. Bu kod bozulan telefondaki doğrulama uygulamasına ya da SMS ile hattınıza geliyorsa hesaba giremezsiniz. Yola çıkmadan önemli hesaplarınızın iki adımlı doğrulama yedek kodlarını alın, yazdırın ya da kâğıda yazın. Bu kâğıdı telefondan ayrı bir yerde, örneğin valizin iç cebinde saklayın.

eSIM kullanıyorsanız ayrıca dikkat edin: telefon çalışmaz hale geldiğinde hattı başka bir cihaza taşımak için operatörünüzün işlem yapması gerekebilir. Fiziksel SIM kart kullanıyorsanız kartı yedek telefona takmanız yeterlidir. Her iki durumda da operatörünüzün müşteri hizmetlerine yurt dışından nasıl ulaşacağınızı öğrenip not edin.

Harita, biletler ve rezervasyonlar

Harita uygulamanızda gideceğiniz şehri ve kalacağınız bölgeyi çevrimdışı kullanmak için indirin. Mobil veri bittiğinde ya da internet çekmediğinde de yolunuzu bulursunuz. Yanınıza yedek bir telefon alıyorsanız aynı haritaları ona da indirin.

Biniş kartlarını, otel ve araç kiralama onaylarını, tren ya da müze biletlerini yalnızca uygulamanın içinde bırakmayın. Ekran görüntülerini alın, PDF olarak e-postanıza kaydedin, önemli olanların kâğıt çıktısını da çantaya koyun. Pasaportunuzun bir fotokopisini ayrı bir yerde taşımak, kaybolması ya da çalınması durumunda konsoloslukta işinizi kolaylaştırır.

Para ve ödeme

Telefonla temassız ödemeye alıştıysanız fiziksel kartınızı da yanınıza alın; telefon bozulduğunda dijital cüzdandaki kartlar da onunla birlikte kullanılamaz hale gelir. Banka uygulamasını yeni bir cihaza kurarken çoğu banka hattınıza SMS ile kod gönderir, bu yüzden SIM kartınızın yanınızda ve çalışır durumda olması gerekir. Kartınız kaybolursa ya da çalınırsa arayacağınız, bankanızın yurt dışından ulaşılabilen numarasını kâğıda yazın. Yanınızda biraz nakit bulundurmak da telefon ve kart aynı anda işe yaramadığında taksiyi ya da bir öğün yemeği karşılar.

İkinci telefon ve kâğıttaki numaralar

Çekmecede duran eski telefonunuz yurt dışında yedek cihaz olarak işe yarar. Yola çıkmadan şarj edin, güncellemelerini yapın, harita ve mesajlaşma uygulamalarını kurun. Ana telefon bozulduğunda SIM kartınızı ona takıp yolunuza devam edebilirsiniz.

Rehberinizdeki numaralar da bozulan telefonla birlikte ulaşılamaz hale gelebilir. Bir aile üyenizin, kalacağınız otelin, seyahat sigortanızın ve gideceğiniz ülkedeki Türk konsolosluğunun numaralarını küçük bir kâğıda yazıp cüzdanınıza koyun. Avrupa Birliği ülkelerinde genel acil numarası 112’dir; başka bir ülkeye gidiyorsanız oranın acil numarasını önceden öğrenin.

Yurt dışında servise gitmeniz gerekirse

Telefon tamamen çalışmaz hale geldiyse ve tatilin bitmesine daha çok varsa yerel bir servise gitmeniz gerekebilir. Mümkünse markanın yetkili servisini ya da yetkili satıcısını seçin ve telefonunuzun garantisinin o ülkede geçip geçmediğini sorun. Telefonu bırakmadan önce, açılıyorsa bir yedek alın; yapılacak işlemi, ücretini ve teslim süresini yazılı olarak isteyin.

Döndükten sonra kontrol ettirin: gizli nem ve tuz hasarı

Tatilde suya düşen, kumda kalan ya da sıcakta uzun süre bekleyen telefon eve döndüğünüzde sorunsuz çalışıyor olabilir. Yine de içeride kalan nem ve tuz, korozyonun haftalar içinde ilerlemesine yol açabilir. Aşağıdaki belirtilerden birini fark ederseniz telefonu bir servise kontrol ettirin:

  • Hoparlörden ya da ahizeden gelen sesin boğuklaşması, cızırtı yapması
  • Şarj kablosunun girişe tam oturmaması, şarjın kesilip gelmesi
  • Kamera merceğinin içinde buğu ya da leke
  • Ekranda renk lekeleri, titreme ya da dokunmatiğin kendi kendine çalışması
  • Bataryanın eskisinden hızlı bitmesi ya da telefonun sebepsiz ısınması
  • Yüz tanıma ya da parmak izi okuyucunun çalışmaması

Telefon denize düştüyse belirti çıkmasını beklemeden kontrol ettirmek daha doğrudur. Serviste telefon açılır ve devre kartında tuz birikintisi ya da korozyon olup olmadığına bakılır. Erken fark edilen birikinti çoğu zaman temizlenebilir; geç kalındığında parça değiştirmek gerekebilir. Telefon açıldıysa kapatılırken contanın yenilenip yenilenmediğini de sorun, çünkü bir kez açılan telefon conta yenilenmeden eski suya dayanıklılığını korumaz.

Sık sorulan sorular

Suya düşen telefonu ne zaman açabilirim?

Telefon tamamen kurumadan açmayın ve şarja takmayın. Dışının kuru görünmesi içinin de kuruduğunu göstermez. Telefon deniz suyuna düştüyse ya da içinde yedeği olmayan veriler varsa açmadan önce bir servise göstermek daha güvenlidir.

Suya dayanıklı telefonla havuza girebilir miyim?

Önerilmez. Suya dayanıklılık testleri tatlı suda ve sabit koşullarda yapılır; havuzdaki klor, atlama ve yüzme sırasında oluşan basınç bu testlerin dışında kalır. Contalar zamanla zayıfladığı için eski bir telefonun koruması daha da azdır.

Soğukta kapanan telefonum bozuldu mu?

Genellikle hayır. Telefon ısındığında açılır ve şarj göstergesi normale döner. Ancak telefon ılık bir ortamda da sık sık kendiliğinden kapanıyorsa batarya yıpranmış olabilir; döndüğünüzde kontrol ettirin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor...